Sıcaklık farklarının belirginleştiği geçiş dönemlerinde vücudun adapte olma süreci zorlaşabilir. Bağışıklık sisteminin direnç göstermesi için yaşam alışkanlıklarında küçük ama etkili değişiklikler yapmak büyük önem taşıyor.

Günün ilk saatlerinde yaşanan serinlik ile öğle saatlerindeki sıcaklık değişimleri vücut direncini etkileyebiliyor. Bu süreçte C ve D vitamini açısından zengin, mevsimine uygun taze sebze ve meyvelerin tüketilmesi bağışıklık hücrelerini güçlendiriyor. Ayrıca vücutta biriken toksinlerin atılması ve hücre yapısının korunması adına günde en az 2 litrelik su tüketimi aksatılmamalı… Fermente gıdalar ve probiyotikler ise bağırsak florasını destekleyerek hastalıklara karşı ekstra kalkan oluştuyor.

KIYAFET SEÇİMİNDE “KATMAN” TAKTİĞİ

Sabah ve akşam saatlerindeki serinlik ile gün ortasındaki sıcak hava, yanlış giyim tercihlerinde üşütmeye neden olabilir. Tek parça kalın kıyafetler yerine, ihtiyaç anında çıkarılıp giyilebilen ince katmanlı giyim (soğan kabuğu yöntemi) tercih edilmelidir.

KALİTELİ UYKU VE DÜZENLİ HAREKET

Mevsimsel yorgunluk hissini ve biyolojik saatin bozulmasını önlemek için uyku düzenine dikkat edilmelidir. Her gün benzer saatlerde yatıp uyanmak melatonin dengesini korur. Haftada en az 3 gün yapılacak hafif tempolu açık hava yürüyüşleri ise hem D vitamini alımını artırır hem de serotonin salgısını tetikleyerek stresi azaltır.

Uzmanlara göre hava koşullarındaki değişkenliğe karşı alınan bu pratik önlemler, geçiş dönemlerini hasta olmadan ve zinde atlatmanın en etkili yolu.