Tarımda üretim için kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişimi gösteren Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE), Temmuz 2026’da bir önceki aya göre yüzde 0,20 arttı. Endeksteki yıllık yükseliş yüzde 27,62 olurken, Aralık 2025’e göre artış yüzde 17,15, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 33,39 olarak kaydedildi.

Ana gruplarda yıllık artış, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerde yüzde 28,82, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerde yüzde 20,53 düzeyinde gerçekleşti.

Alt gruplar incelendiğinde yıllık fiyat artışında yüzde 33,07 ile gübre ve toprak geliştiriciler ilk sırada yer aldı. Enerji ve yağlayıcılar ise Temmuz ayında aylık yüzde 4,82 artışla en fazla yükselen alt grup oldu.

TÜİK açıkladı: Tarımsal girdi enflasyonu artıyor - Resim : 1GİRDİ MALİYETLERİ HANGİ ÜRÜNLERİN FİYATINI ETKİLİYOR?

Tarımsal girdi fiyatlarındaki değişim, üretim sürecinin farklı aşamaları üzerinden tüketiciye ulaşan ürünlerin maliyetini etkileyebiliyor.

SEBZE VE MEYVE

Gübre, tohum, sulama için kullanılan enerji, tarım makinelerinin yakıtı ve hasat giderleri üretim maliyetlerinin başlıca kalemleri arasında bulunuyor. Bu giderlerdeki artış, ürünün satış fiyatı üzerinde baskı oluşturabiliyor.

ET VE SÜT ÜRÜNLERİ

Hayvan yemi, veterinerlik hizmetleri, enerji ve hayvancılık işletmelerinin bakım giderleri üretim maliyetlerini etkiliyor. Yem fiyatlarındaki yükseliş, özellikle hayvansal üretimde maliyet baskısını artırabiliyor.

EKMEK VE UNLU MAMULLER

Tahıl üretiminde gübre, mazot ve makine giderleri önem taşıyor. Bununla birlikte ekmek fiyatında un, işçilik, enerji, nakliye ve diğer işletme giderleri de belirleyici oluyor.

TÜİK açıkladı: Tarımsal girdi enflasyonu artıyor - Resim : 2YUMURTA VE KANATLI ETİ

Yem, enerji ve hayvan sağlığı giderleri bu üretim alanlarındaki maliyetlerin önemli bileşenleri arasında yer alıyor.
Bakliyat ve diğer tarla ürünleri: Tohum, gübre, yakıt ve sulama giderlerindeki değişimler üretim maliyetlerini etkileyebiliyor.

Girdi fiyatlarındaki artış, bu ürünlerin etiketlerine doğrudan ve aynı oranda yansımıyor. Hasat miktarı, hava koşulları, ürün arzı, ithalat, stoklar, nakliye ve satış zincirindeki maliyetler de fiyatların oluşumunda rol oynuyor.

GIDA ENFLASYONUNDA SON DURUM NE?

TÜİK’in Eylül 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre gıda ve alkolsüz içecek fiyatları aylık bazda yüzde 0,20 gerilerken yıllık bazda yüzde 27,62 arttı. Böylece aylık gerilemeye rağmen gıda fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüksek seviyede kaldı.

Bu veri, tarımsal girdi maliyetleriyle tüketici fiyatları arasındaki ilişkinin bire bir olmadığını da gösteriyor. Girdi maliyetleri yıllık bazda yükselirken gıda fiyatlarının aylık değişimi farklı yönde gerçekleşebiliyor. Çünkü üretim maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansıması ürünün hasat dönemine, arz koşullarına ve tedarik zincirindeki gelişmelere göre değişiyor.

ÜRETİCİ FİYATLARIYLA GİRDİ MALİYETLERİ ARASINDAKİ FARK

Tarım ürünlerinin üreticiden çıkış fiyatlarını izleyen Tarım-ÜFE de piyasadaki fiyat hareketlerini değerlendirmek için kullanılan göstergelerden biri. TÜİK’in Eylül 2026 verilerine göre Tarım-ÜFE aylık yüzde 1,99 gerilerken yıllık yüzde 12,93 arttı

Tarım-GFE ile Tarım-ÜFE farklı aşamaları ölçüyor: Tarım-GFE çiftçinin üretimde kullandığı mal ve hizmetlerin maliyetini, Tarım-ÜFE ise üretilen tarım ürünlerinin ilk el satış fiyatlarındaki değişimi gösteriyor. Bu nedenle iki endeks arasındaki fark, tek başına tüketici fiyatlarının ne kadar artacağını ortaya koymuyor.

Üretim maliyetlerinin yükselmesi çiftçinin gelirini baskılayabilir; ancak ürün fiyatlarının seyri arz, talep ve pazarlama koşullarına da bağlı. Tüketicinin ödediği fiyat ise üreticiden sonraki işleme, taşıma, depolama ve perakende aşamalarındaki giderlerden de etkileniyor.