Belediye yönetiminde yaşanan siyasi değişimlerin ardından yayımlanan Sayıştay raporunda, kurumsal işleyişteki aksaklıklar ve mevzuata aykırı uygulamalar sıralandı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa edip bağımsız kaldıktan sonra AK Parti’ye katılmasıyla parti değiştiren belediye yönetimi, Sayıştay denetimindeki tespitlerle gündeme geldi.
37 BİNİ AŞKIN ZEYTİN AĞACI KADERİNE TERK EDİLDİ
Cumhuriyet’te yer alan habere göre Sayıştay denetçilerinin incelemelerine göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan 37 bin574 adet zeytin ağacının 2024 yılından bu yana atıl durumda bekletildiği tespit edildi.
Ağaçların bir kısmının üçüncü şahıslar tarafından kullanıldığı, ancak belediye eliyle herhangi bir tarımsal ürün elde edilmediği kaydedildi. Raporda, bu durumun büyükşehir belediyesinin kendi stratejik planındaki “tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi” hedefiyle çeliştiği vurgulandı.
BERGAMA’DA ÇÖP SIZINTISI SUYU BAKIRÇAY DERESİ’NE DEŞARJ EDİLDİ
Çevre yönetimine ilişkin incelemelerde de kritik bulgulara ulaşıldı. Bergama Katı Atık Depolama Sahası’nda sızıntı suyu arıtma tesisi bulunmasına rağmen, sahadan çıkan çöp sızıntı suyunun arıtılmadan doğrudan kanalizasyon hattına yönlendirildiği belirlendi.
Söz konusu çöp suyunun arıtma kabiliyeti bulunmayan Bergama Arıtma Tesisi’ne gönderildiği ve buradan çıkan atık suyun Bakırçay Deresi’ne deşarj edildiği raporlandı. Denetçiler, bu uygulamanın bölgede ciddi bir çevre kirliliğine yol açtığına dikkat çekti.
Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na bağlı Zübeyde Hanım Huzurevi’ndeki yaşlı kabullerinde de mevzuata aykırı işlemler yapıldığı ortaya çıkarıldı. Tam kapasiteyle çalışan huzurevinde boş kontenjan oluşması halinde:
Müracaat sırasının dikkate alınmadığı, bazı kişilerin doğrudan “Başkanlık oluru” ile kuruma yerleştirildiği,
Sosyal inceleme raporlarının bir kısmında sosyal çalışmacı kadrosu dışındaki personelin imzasının bulunduğu belirlendi.
Raporun son bölümünde kentin doğal sit alanları ve İzmir Körfezi’ndeki kirlilik sorununa değinildi. Kent yüzölçümünün yaklaşık yüzde 12,89’unu oluşturan doğal sit alanlarında imara aykırı yapılara karşı etkin bir cezai yaptırım uygulanmadığı aktarıldı.
İzmir Körfezi’ndeki kirliliğe ilişkin olarak ise derelere yapılan kaçak deşarjların önlenemediği, taşkın risklerine karşı yeterli tedbir alınmadığı, mevcut arıtma tesislerinin yetersiz kaldığı ve gemi ile liman denetimlerinin eksik yapıldığı kaydedildi.







Yorum Yap